Sağlık
Tahran'daki Petrol Tesislerine Saldırı Sonrası Sağlık Uyarıları

İsrail'in 7 Mart 2023 tarihinde Tahran'daki dört ana akaryakıt deposuna gerçekleştirdiği hava saldırıları, İran'ın başkentinde ciddi çevresel ve sağlık sorunlarına yol açtı. Saldırılar sonrasında Tahran üzerinde kara bulutlar belirdi ve milyonlarca insanı tehdit eden zehirli bir kirlilik dalgası ortaya çıktı. Uzmanlar, bu durumun Tahran halkı üzerindeki etkilerini yakından izliyor.
Saldırının Detayları ve Kirlilik Etkileri
Tahran'ın kuzeybatısındaki Şahran, kuzeydoğusundaki Agdesiye, güneyindeki Tahran rafinerisi ve batısındaki Şehit Dolati tesisleri, saldırıların hedefi oldu. Bu tesislerin vurulması sonucunda atmosfere yoğun kurum, yağ parçacıkları ve kükürt dioksit yayıldığı tespit edildi. Saldırılardan kısa bir süre sonra meydana gelen fırtına, havadaki kirliliği "mıknatıs gibi" toplayarak şehre zehirli ve yağ dolu bir "siyah yağmur" olarak geri döndü. Avrupa Uzay Ajansı'nın uydu görüntüleri, saldırılardan 10 gün sonra bile Agdesiye deposunda duman ve alevlerin yükseldiğini gösterdi.
İran, bu saldırıları "ekolojik cinayet" olarak nitelendirirken, Tahran'da yaşayan birçok kişi baş ağrısı, göz ve cilt tahrişi ile nefes darlığı gibi sağlık sorunları yaşamaya başladı. Uzmanlar, kükürt ve azot bileşiklerinin yağmur suyunda çözünmesiyle oluşan asit yağmurlarının kısa vadeli etkilerinin yanı sıra, uzun dönemde kalp damar hastalıkları, bilişsel bozukluklar, DNA hasarı ve kanser riskini artırabileceği konusunda uyarıyor.
Uluslararası Kuruluşların Uyarıları
Dünya Sağlık Örgütü ve BM Çevresel Programı, kirliliğin yer altı sularına ve toprağa sızarak gıda zincirini zehirleyebileceği konusunda halkı bilgilendiriyor. Doktorlar, halka maske kullanma, kirlenmiş kıyafetleri imha etme ve asit yağmuruna maruz kalmamaya yönelik talimatlar veriyor. Tahran'da sokakların ve su kaynaklarının siyaha büründüğü, hava kalitesinin ise solunamaz seviyelere ulaştığı belirtiliyor.
- Baş ağrısı
- Göz ve cilt tahrişi
- Nefes darlığı
Bölgesel Etkiler ve Gelecek Tehditleri
Saldırının çevresel yıkımı Tahran ile sınırlı kalmadı. İran, BAE’nin en büyük limanı ve petrol depolama tesisi Füceyra'yı da vurdu. Ayrıca, gemilere yönelik saldırılar sonucunda petrol sızıntıları meydana geldi. İsrail’in dünyanın en büyük doğalgaz sahasındaki bir üretim tesisini hedef alması, bölgedeki kirliliği daha da artırdı. Bilim insanları, kontrolsüz yangınlardan yayılan zehirli emisyonların ve su kaynaklarına karışan kirliliğin, bölgede kalıcı solunum yolu hastalıkları ve ağır bir çevresel miras bırakacağına dikkat çekiyor.
Sonuç olarak, Tahran'daki petrol tesislerine yönelik hava saldırıları, yalnızca anlık bir kirlilik dalgası yaratmakla kalmadı, aynı zamanda uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açma potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, bu durumun ciddiyetine dikkat çekerek, halkı bilinçlendirmek ve koruyucu önlemler almak adına uyarılarda bulunuyor. Tahran'daki kirlilik, hem yerel hem de uluslararası düzeyde sağlık ve çevre politikalarının yeniden gözden geçirilmesini gerektiren bir durum olarak öne çıkıyor.




